İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Kültür”

90’larda Türkçe Pop (#1990)

Bu makaleye 90’ları tek kalemde bitirme niyetiyle başlamıştım, fakat süreç uzayıp haddinden uzun bir metin ortaya çıkınca bölmek de kaçınılmaz oldu. İlk makalenin konusu: 1990 yılında Türkiye’de pop müzik’te neler oldu? Buyurun… İstanbul (Gezegenden Notlar) – Ortaokulda son yılım… Sokaklarda saklambaç oynayan bir çocukken; kafelerde, sinemalarda sosyalleşme peşinde bir yeniyetmeye dönüşmek… Yağmurda yürümenin romantik oluşunun şimdiki gibi sıradan ve ahmakça sayılmadığı yıllar… Rusya ordusu Afganistan’dan çekileli bir sene olmamış; Turgut Özal, cumhurbaşkanlık görevini Kenan Evren’den…

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in Kökeni Hakkında

Masal mı, gerçek mi? Saf çocukluğumuz geride kaldı ve masalların yerini gerçekler aldı. Peki; bize anlatılan masallarda gerçeklik hiç yok mu? Özellikle, Pamuk Prenses ile yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bu masal gerçek bir öyküden esinlenerek yazılmış. İstanbul (Gezegenden Notlar) – Dünyanın neredeyse en ünlü masalıdır. Grimm kardeşlerin Avrupa’nın eski halk masallarından derleyip 1812 yılında yayınladığı bir kitapdan, günümüze ulaşmış bir masal. Kitaptaki diğer masallar gibi Pamuk Prenses ve Yedi Cücelerin de, ortaçağdan beri anlatılageldiği varsayılıyor. Walt…

Japonlar’da Yurtdışına Çıkma Zorunluluğu

Yurtiçinde ve yurtdışında bir Japon’la rastlaşmayanımız var mı? En bilinmedik ülkelere yaptığınız seyahatlerde bile görürsünüz. Bir yandan güneşten sakınırken diğer yandan herşeyin fotoğrafını çekerler. Neden bu kadar meraklılar dersiniz? Japonlar! Depreme karşı geliştirdikleri üstün teknoloji, yüzde yüz okuma yazma oranı, tuvalet kağıdından fazla kağıt harcanan manga kitapları ile japonlar hakkında ne kadar bilgiliyiz? Gördüğümüz kadarıyla özellikle kadınlar uzun kollu elbise giyer ve güneşten korunmak için daima şapka takarlar. Güleç yüzlüdürler. Bakmayın kullandıkları harflere, konuştukları dil…

Edepsiz ördek: “Donald Duck”

Bir çizgi film kahramanı ne kadar edepsiz olabilir ki demeyin. Oluyor işte! E tabi bakış açısı da önemli… Tek kanallı dönemden tutun, özel televizyonların ilk açıldığı yıllara kadar izlerdim çizgi filmleri. Hepsini değil elbet! “Ten ten” vardı sevdiklerim arasında. Esteban, Clementine vardı. Ve utanmadan söyleyebilirim; Heidi ve Şeker Kız Candy’yi de severek izlerdim. (Aramızda kalsın, hâlâ arasıra çizgi film izlerim.) O dönemin güzelliği; çizgi filmlerin bir çatısının, bir temelinin olmasıydı. Şimdiki gibi absürd değillerdi. Uzatmadan…